GÖZÜNÜ SEVDİĞİM SOSYAL MEDYA

Sosyal Medya Mert Dilgin 592 görüntüleme
sponsorlu reklam

2000’li yıllara girdiğimizde, dilden dile artık Milenyum Çağı’nda olduğumuz söylentileri dolanıyordu. Milenyum Çağı denilince ister istemez hepimizin aklına çocukluğumuzun çizgi filmi Jetgiller gelmişti. “Ama iyi de, kullandığımız arabalar değişmedi, televizyonlar da, hatta telefonlar, kıyafetler, vb, Milenyum Çağı sadece lafta mı?” derken, hiç hissettirmeden Milenyum Çağı bizi içine çekti. Bir anda, akıllı telefonlar, giyilebilir cihazlar, doku ve organ üreten fotokopi makinaları, 3 boyutlu minyatür yapılabilen kalemler, ile tanıştık. Derken Milenyum Çağı’nın dijital çağ olduğunu anladık. Tabi dijital çağ, hayatımıza sadece teknolojik anlamda yenilik getirmedi. Aynı zamanda, algılarımızı da değiştirdi. Dijital Çağ ve Yeni Medya olgusu oluştu.

Eskiden haberleri televizyondan takip eder, gazetelerden okurduk. Şimdi ise, sosyal medya elimiz ayağımız oldu. Sosyal medya üzerinden siyaseti, ekonomiyi, sporu takip ederken, interaktif bir şekilde kendimizi o yayımlanan habere dahil edebiliyoruz. Yorum yazıyoruz, şikayetlerimizi dile getiriyoruz, haksızlık gördüysek sosyal medya üzerinden kampanya başlatıp tanımadığımız bir çok insanı yanımıza çekip deestek sağlayabiliyoruz. Bunu sadece yerel değil, evrensel olarak yapıyoruz. Yani önceden sesimizi mektuplarla, telefonlarla duyuramadığımız ülke yöneticilerinden, önemli kurumlarım yöneticilerine kadar herkes artık elimizin altında işte bu Dijital Çağ ve Yeni Medya algısında.

Ve bu sosyal medya evrensel olarak herkesin şeffafça yaşananları ya da yazılanları izleyebildiği bir mecra olduğu için de, eskiden ulaşılmaz gelenler şimdi yazılan her yoruma her övgü ya da yergiye oturup cevap vermek zorunda hissediyorlar. Eskiden ölüymüşüz, yaşasın Dijital Çağ ve Yeni Medya.

Sosyal Ağlarda Paylaş

Bir Cevap Yazın