Yoga nedir nasıl yapılır ?

Yaşam ssylmdy 320 görüntüleme
sponsorlu reklam

YOGA fiziksel, zihinsel ve psikolojik olarak bütünsel bir insana ulaşmayı amaçlayan bilimsel bir yöntem olarak yaratılmıştır. Denge ve uyumu simgeler. Zihinsel ve bedensel olarak sağlığı ve canlılığı hedefler. Aslında bize en yakın olduğu halde unuttuğumuz bedenimizi, içinde yaşadığımız doğayı ve bizi gerçek mutluluğa götürecek uyumu keşfetmemiz için mükemmel bir yöntemdir.
Dünyanın en eski dili olan Sanskrit dilindeki Yoga sözcüğü, “Yug” sözcüğüyle aynı kökten gelmektedir ve “birleştirmek” anlamına gelir. İnsanı, evrendeki canlı ve cansız her şeyle birleştirmek demektir. Günümüzde yaşam şartları insanı doğal yaşamdan giderek uzaklaştırmakta, insanın her geçen gün doğadan daha çok kopmasına neden olmaktadır. Oysa yoga, insanın doğa ve evrenle devamlı olarak bağlantıda kalmasını sağlar. Sonuçta yoga bütünleşmek demektir. Bu, bir taraftan vücudun, zihnin ve ruhun mükemmel uyumu ve bütünleşmesi, diğer yandan da kişisel ruhun evrensel enerjiyle bütünleşmesi, teması anlamına gelir.

 

Yoga, aynı zamanda“boyunduruk”, “kontrol etme” anlamını da taşır. Yoga, vücudun, duyguların ve zihnin tam kontrolü demektir. Yoga çalışmalarının oldukça önemli bir yer kapladığı Zen Budizmi kişinin tüm hareketlerinin tamamıyla farkında ve uyanık olması sanatıdır; bu anlayışa göre dikkat etmediğimiz küçücük detaylar bir insanın hayatını tamamıyla mahvedebilir. Zihin bir sincap gibidir ve düşünceden düşünceye atlar. Kontrolsüz güç, güç değildir mantığı doğrultusunda; yogada bu sincap ehlileştirilmeye çalışılır. Yoganın bir parçası olan düzenli meditasyon çalışmaları ile amaç zihnin kişi üzerindeki hakimiyetine son verip, kişinin zihnini sadece gerçekten gerekli gördüğü zamanlarda ve istediği şekilde kullanabilmesini sağlamaktır. Yüksek konsantrasyon gücü de düzenli meditasyon çalışmalarının meyvelerindendir.
Meditasyon yoganın sondan bir önceki aşamasıdır. Kişi meditatif duruma gelebilmek, yogayı tam anlamıyla gerçekleştirebilmek için yoganın öncelikle diğer aşamalrı üzerinde çalışmaşıdır. Bu aşamaşarın ilki olan pranayama adı verilen nefes çalışmaları hem beden hem de zihin kontrolü için önemlidir.
Yoga, vejetaryen ve mümkün olduğunca çiğ besinlerle beslenmeyi öğütler. Bedenimizi bir çöplük gibi elimize gelenle doldurmak yerine, biyoenerjimizi yükseltecek gıdalarla beslenmemizi öngörür. Biz ne yersek oyuzdur, et kişiyi hem saldırganlaştırmakta ve hem de beden esnekliğini azaltmakta hem de biyoenerjisini aşağıya çekmektedir.
Asanalar denilen bu yoga duruşları ya da egzersizleri; bedene esneklik, kondisyon, dayanıklılık ve denge yeteneği kazandırma açısından oldukça faydalıdır ve yoganın diğer bir aşamasını oluşturur. Yoga derslerinde genelde bu egzersizlere odaklanılması, günümüzde yoganın sadece bedensel bazı atraksiyonlardan ibaret olduğu yanılgısına yol açmaktadır. Oysa ki bu yoganın sadece bir bölümüdür. Asanalarda; omurganın şekli, esnekliği kişinin yaşını gösterir düşüncesiyle 7 temel enerji merkezinin de (çakra ya da şakralar) üzerinde bulunduğu omurga ekstra önem kazanmaktadır.

 

Asana çalışmalarından sonra, ceset pozunda derin gevşeme aşamasına geçilir ve bedendeki bütün kaslar, organlar dinlendirilir. Bu aşamada, aromaterapiden faydalanılıp hoş kokular kullanılabildiği gibi müzikterapiden faydalanılıp dinelndirici müzikler de gevşemeye yardımcı olarak kullanılabilir. Özellikle insan sesine en yakın enstrüman olan ney sesi (biz genelde derslerde ney ve diğer Klasik Türk Müziği enstrümanlarının sesini kullanmayı tercih ediyoruz), ya da su, kuş sesi gibi rahatlatıcı seslerin, müziklerin derin gevşemeyi kolaylaştırdığı bilinmektedir.
Yukarıda bahsedilen meditasyon aşamasından sonra gelen “samadhi”; yani trans, vecd, evrenle bütünleşme hali yoganın son aşamasıdır.
Bahsi geçen bu basamaklarla ilgili binlerce egzersiz vardır. Zamanla farklı kişiler bu basamaklardaki egzersizlerden yararlanmış ve bu egzersizlerin bir kısmını alarak onlara farklı isimler takmışlardır. Hatha Yoga, Jnana Yoga, Ananda Yoga, Kundalini Yoga, Sahaja Yoga gibi. Böylece Yoga’nın farklı türleri meydana gelmiştir.
Biz derslerde Hatha, Ashtanga ve ve Çin yogasını sentezleyerek, vücuttaki blokları, kilitleri açarak enerji akışını dengelemeye, herkesin vücut yapısının farklı olduğu gerçeğiyle her öğrencinin fiziksel sorunları ayrı ele almaya çalışıyoruz. Düzenli çalışmalar, sağlıklı-zinde bir beden ve olgun, dengeli ve sakin bir akıl ile ödüllendirilecektir.

 

 * Benlik okyanusunda fethedilen bir milim, olaylar dünyasındaki okyanusları yutabilir.
Stefano Elio D’anna

 

nefes

 

YOGA ve NEFES

 

Nefesimiz, bedenimiz ile zihnimiz arasındaki köprüdür. Öz denetime ulaşmada ve bedensel-zihinsel farkındalığın geliştirilmesinde ön koşul nefes üzerinde egemen olmaktır.

 

Nefes almak ile uyku ve yemek yemek çok yakından ilişkilidir.Geceleri bir leş gibi kendinden geçercesine uyumanın, ve sabahları istenilen zamanda uyanamamanın; kontrolsüzce eline geçeni yemenin en büyük sebebi, gündelik yaşantıdaki yetersiz ve bilinçsiz nefeslerdir.

 

Uyku solunum için kötü bir ikamedir; bedenin yetersiz nefesler için ayarladığı bir önlemdir. Uyuyan insanları gözlemlediğinizde, aslında uyanıkken de almaları gerektiği gibi, yavaş, derin ve sakin nefesler aldıklarını, diyafram kaslarını da solunum işlemine dahil ettiklerini görürsünüz. Maalesef, birçoğumuz, günlük yaşantımızın koşturmacası, stresi içinde; dolu dolu, güçlü nefesler almak yerine, yetersiz ve sığ nefesler alıp, ciğerlerimizin ancak onda bir kapasitesinde oksijen almaktayız.

 

Enerjilerini yönetmesini bilmeyenler için günün sonunda tükenmiş olarak uykuya dalmak, canlı olmaktan çok ölü olmaktır. Nefes ve farkındalık çalışmaları sonunda kişi çok kaliteli ve verimli bir uykudayken dahi ayık ve farkında olabilir. İnsanın uykuya dalış şekli, yaşantısının niteliğini gösterir. Gereğinden fazla yemek yemek, seks yapmak, konuşmak gibi uykunun fazlası da enerji ve canlılık kaybındaki en önemli sebeplerdendir. İnsanın derin ve bilinçli olarak soluması, yiyecek ve cinsellikte azla da yetinebilmesine, uykuda daha az vakit ayırmasına yardımcı olur.

 

Doğru nefeslerle kişinin hastalıklara karşı bağışıklık sistemi güçlenir, konsantrasyon yeteneği gelişir; stres, öfke, heyecan, panik atak gibi birçoğu şehir hayatının uzantısı olan duygular kontrol altına alınarak sosyal ilişkilerde daha başarılı olunması sağlanır.

 

Kişinin nefesi geliştikçe, kendi gerçekliği de zenginleşir. Amaç, kişisel yazgıyı değiştirmekse, nefes üzerinde çalışılmalı ve solunuma yeterince zaman ayrılmalıdır. Son dönemlerde pek bir popüler olan “pozitif düşünce” de ancak güzel soluklarla sağlanır. Hızlı, telaşlı, sığ, kesik kesik, düzensiz nefesler alan kişinin sukunet içinde, rahat ve olumlu düşünür halde olması mümkün değildir. Nefeslerimiz kontrolden çıktığı anda korkularımız, şüphelerimiz, paranoyalarımız ve güvensizliğimiz sahnedeki yerlerini alırlar ve tam da korktuğumuz şeylerin gerçeşkleşmesi için tüm koşullar sağlanmış olur. Kişi, solunum teknikleri üzerinde çalışarak, kendisini ve çevresindeki gerçekliği değiştirebilir. Azla yetinmeye doğru yaptığımız her perhiz ve her çabamız, bizi yıllardır birikmiş duygusal kabuklardan, ön yargılarımızdan kurtarmaya da yardımcı olur; an’a gelmemizi sağlar.

Sosyal Ağlarda Paylaş

Bir Cevap Yazın